Daha Çanakale yollarındayken walkman'da dinlerdim Mikis Theodorakis'i. Ezgileri o 6 saatlik uzun yolu şenlendirirdi, hele ki Gelibolu yolunda deniz kenarından geçerken keyfim iyice gelirdi yerine. Bir de bir kadın vardı adını bilmediğim; kadife sesli..Walkmandeki kasetten ulaşan bir ses.. Bir ses ki, o güzelim Yunan ezgilerine güzelik katan, insanın içine işleyen.. Sahibini bilmediğim bu sese hayrandım, görmeden sevmiştim bu sesin sahibini. Zaten bir insanı sevmek için illa da onunla tanışmak, onu tanımak gerekmez bence. Bir bakış, bir gülüş, bir ses, hatta bir soluk bile sevmenizi sağlar bir insanı. Neyse.. Aradan yıllar geçti, walkman'im ve o kaset nerededir bilemiyorum şu an; ama o yolların ve yollarda dinlediğim o şarkıların tadı damağımda kalmıştı. Pazar gecesi birdenbire canım Yunan şarkıları dinlemek istedi, hemen bilgisayarımdan arama yapıp birkaç şarkı buldum. "To Mesimeri" adlı şarkıyı bir dinleyeyim dedim. Aman Tanrım! O ses! Şarkıcı olarak Mikis Theodorakis'in adı görünüyor ama şarkıyı söyleyen Theodorakis değil, o kadın! Hemen detaylı bir araştırma yaptım ve sonunda o sesin sahibini ve yüzünü buldum! Maria Farantouri'ymiş meğer o gizemli sesin sahibi. 28 Kasım 1947 Atina doğumlu sanatçı, Mikis Theodorakis'in gözde yorumcularından biri. Türk-Yunan dostluğunu destekleyen konserler çerçevesinde Zülfü Livaneli'yle yapmış olduğu düetler ve hata çıkardı albümler mevcut. Farantouri'den dinlediğim şarkıların birkaç tanesini youtube'dan bulabildim ancak, Limewire ve ares'ten hiçbir sonuç çıkmadı maalesef.. Neyse canım, youtube da bir şeydir... İşte size bu muhteşem sesten ve Mikis Theodorakis'in yönettiği o muhteşem orkestradan iki örnek:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder