4 Kasım 2009 Çarşamba

Simon'un Hınzır Kedisi


İngiliz çizer Simon Tofield'in yarattığı kedicik, hınızırlıklarıyla ve sürekli aç olan karnının doyurmak için yaptıklarıyla büyük bir hayran kitlesi oluşturmaya devam ediyor. Hınzırlıkları kötü niyetli değil aslında; ne yapıyorsa sadece sahibinin kendisiyle ilgisini ve takdirini kazanmak için yapıyor, ama "fazla sevgiden maraz doğar" sözü gereği, yaptıkları sahibine zarar vermiyor değil. Tamam, sahibine çaktırmadan televizyonun kumandasını kapıp bir anda televizyonu kapatmak ve hiçbirşey olmamış gibi davranmak masum olabilir; fakat sahibi bir türlü uyanmayınca beysbol sopasıyla sahibinin kafasına vurmak, uzun çabaları sonucu yakaladığı sineği sahibinin ağzına atmak masumiyetin sınırlarının biraz(!) dışında kalıyor.

Simon Tofield, bir kedinin bakışlarını, hareketlerini, o arada bir duyulan bir anlık nefes alıp-verişini, birşey isterken değişen ses tonunu, saldırıya hazırlandığı ya da oyun ounarkenki hareketlerini mükemmel şekilde gözlemlemiş ve yine aynı mükemmeliyetle çizgilere dökmüş. Şimdiye kadar hiç kedim olmadı, fakat İngiltere'de geçirdiğim sekiz ayın altısını kedisi olan bir bayanın yanında geçirdim ve az çok tanıyorum kedileri ve davranışlarını, bu yüzden Simon Tofield'in çok iyi bir gözlemci olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

İlk olarak Facebook'da(tabii ki şaşırmadınız buna) rastladığım ve anında hayran olduğum Simon Tofield'in kediciğinin kısa animasyon filmleri olduğu gibi, bir kitabı da çıkmış yakın zamanda.


Bu kitap Türkiye'de çıktı mı bilmiyorum, ben kendimi kısa animasyon filmleriyle avutuyorum ve yeni animasyon filmlerini bekliyorum, hey Simon, can you hear me?   :)

İlgili web sitesi ve kediciğimizin videoları için buradan buyrun:

Hiç yorum yok: